5 Haziran 2010 Cumartesi

Canım oğlum,

Canım oğlum,
Bir yıl daha büyüyorsun.
Doğduğunda sadece 1800 gram olan bir bebek için sanırım çok yol aldın.
Sen çok büyü ve hep bizim kal.
Seni çok sevdiğimizi sakın unutma :)
Gönlünce yaşayacağın upuzun bir ömür dilerim sana...

Ne olağanüstü şey annelik.
Doğum yapıp, eserinin büyümesini izlemek...
Hayat o kadar çabuk geçiyor ki...
Bazen bulanık bazen çok net kareler gözümün önünde hala
Vaktinden önce dünyaya geldiğinde sevineyim mi üzüleyim mi bilemedim.
Keşke biraz daha kalsaydın ve gelişimini tamamlasaydın...
keşke hayatla mücadele edecek kadar güçlü olsaydın.
Oysa öyle zayıf ve çelimsizdin ki doğduğunda...
Doktorlar yüzde 30 yaşama şansın olduğunu söylediğinde beynimden vurulmuşa dönmüştüm.
Normal nefes alamadığın için başka bir hastanenin yoğun bakım servisine kaldırılmıştın.
Böyle zor koşullar altında başladın yaşamaya.
'YAŞAMAZ' diyenlere inat sımsıkı sarıldın hayata.
Tebrik ederim. Sen kazandın. Hayatın bu acımasızlığına rağmen 4 elle sarıldın.
Arasıra senin tembel olduğunu söylüyoruz ya, aslında sen yorgun bir savaşçısın.
Bunu kabul etmek lazım. Minicik ellerinle koskoca dünyayı sıkıca kavradın. Kolay mı?
Aslında çok akıllı olduğun halde zekanı iyi kullanmadığın için kızıyoruz sana.
Sen ki bunca zorluğu atlatmışsın, matematik problemlerinin çerez gibi gelmesi lazım sana...
Evde bozulmadık, kırılmadık teknolojik alet bırakmayışın da geleceğin bilim adamı olacağının işareti olsa gerek...
Uzatmayalım.
Seni çok seviyorum canım oğlum.
Ömür boyu mutluluklar...
Bu gün SBS vardı. Sınava giriş ve çıkışını izledim. Heyecanına ortak oldum. Umarım güzel bir okulda okursun liseyi.
Hayatının bundan sonrasının çok kolay olması dileğiyle...
Sevgiler...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder